fön makinesinden arkadaş edinmek

Home  >>  Uncategorized  >>  fön makinesinden arkadaş edinmek

fön makinesinden arkadaş edinmek

30
Eki,2015

0

Ya bi’ kombiden niye traktör sesi gelir ki?

2013 kışından devam ediyorum.

Eve taşınalı toplasan dört ay olmuş. Kış yavaştan hissedilmiş, evde çorapsız gezme sezonu kapanmış, yavaş yavaş kışa yaklaşılır olmuş. Bilinçaltıma eş, dost, akraba tarafından yerleştirilmiş olan “önce peteklerin havasını al” eylemi çoktan gerçekleştirilmiş hatta peteklere su basılarak fark da yaratılmıştı.

Evim küçük olmasına küçük lakin salonun duvarlarını oluşturan dikdörtgenler prizmasının yanal yüzlerinden biri otel inşaatına bakıyor o zamanlar. Salt beton yığını. Alt tabanda kombi yakmayan cimri komşu (şaka şaka evde pek durmuyordu), üst tabanda tadilatı bir türlü bitmeyen boş daire derken ev kasım ayında gene aynı eş, dost, akrabadan edinilen “bu mevsimde kombi yakılmaz” nasihatine meydan okuyacak derecede mezbahayı andırıyor. Haliyle biz de üçe beşe bakmadık yaktık.

Evde balkon olmadığından kombi salonda hemen arkamda duruyor. Çok sessiz çalıştığı da söylenemez. Lakin işte aralık ayı ortaları mıydı sonları mıydı ben gene kahve elimde bacaklar baba yadigarı ekoseli koltuğa uzatılmış her türlü sosyal platformdan size laf yetiştirmeye çalışırken evin alışkın olmadığı bi’ ses duvarlarda yankılandı.

Sanki salonun ortasından traktör geçiyor. Haliyle aklıma ilk kombi geldi döndüm baktım daha önce görmediğim kırmızılıkta bi’ ışık benle ilgilen dercesine yanıp sönüyor. Tabi ben gayet soğukkanlılıkla her bilişimcinin yapması gereken eylemi gerçekleştirip kombiye reset attım.

Sonuç negatif..

Birkaç dakika sonra gazı ya da sigortayı açıp kapamanın yaraya merhem olmayacağı anlaşılmış olup panik halinde en yakın kombi yetkili servis numarasına ulaşılmaya çalışıldı. Randevu alındı ama ev kombinin kırmızı alarm verişinden itibaren o kadar hızlı bir şekilde soğudu ki ilk yarım saat yelek takviyesi, birinci saat sonunda yün çoraplara geçiş, ikinci saatte kazak ve yün çorap üstüne bi’ çorap daha kıvamına geldim.

Arkadaşlar sağ olsun hemen geldiler. Anakart bozulmuş yenisi 300 tamiri 150 lira diyince her bilinçli kiracı gibi ev sahibini aradım. Öyleydi böyleydi derken anlaştık ben de arkadaşları gönderdim. Bir güne getirir takarız dediler ve gittiler.

Bir ev bundan daha ne kadar soğuk olabilir ki işte 24 saat idare ederiz dedik haliyle.

Sonra akşam oldu..

O dikdörtgenler prizmasını oluşturan duvarlar bir dramın tek şahidi olarak tarihe geçmeye hazırdı artık..

Baktım sırtım ısınmıyor dedim battaniyeyi de atayım üstüme twit atacaksam da battaniyenin altından atayım. Sırtı sağlama aldık iyi hoş da bu eller ısınmıyor?

Neyse ki yüzümü ve ellerimi ısıtmanın bi’ yolunu buldum. Ha bu arada “ısıtıcı da mı bulamadın” diyenler olabilir. Valla bulamadım. Apartmanda topu topu iki insan tanıyordum onlarda da yoktu işte.

Taşınırken şu ufak fön makinelerinden birini almıştım kalan saçlar bizimdir diyerek. Dedim şunu ara ara çalıştırayım elim yüzüm bi’ ısınsın.

Altıma yastık koyup fön makinesini de yere sabitledim. Çalıştırdım oturdum karşısına. Ara ara elime alıp yüzümü ısıttım. Yüzüme uzun uzun tuttuğum anlardan birinde kendimi gözlerimi kapatmış sırıtır vaziyette buldum. Çünkü fark ettim ki  bi’ fön makinesi tek başına beni mutlu etmeye yetiyor!

Bir şeyin beni mutlu edebilmesi için ellerimi ve yüzümü ısıtması yetiyormuş.

Aslında o eller çok uzun zamandır ısınmıyor.. Benim bunu fark etmem için kombinin arızalanması, yerde iki büklüm oturup bir fön makinesiyle kesişmem gerekiyormuş.

Buraya biraz kafa dinlemeye, her şeyden uzaklaşıp yenilenmeye gelmiştim kabul. Lakin ayarı tutturamadım sanırım zira “ya benim ev çok soğuk sende kalsam olur mu” diyebileceğim tüm dostları eski hayatımda bırakmışım. Ellerini, yüzünü dokunduğu anda ısıtacak bir karşı cins birey konusunu da “kafa dinlemeyi” bahane edip bi’ nevi rafa kaldırmışım. Ha ara ara yokluyordum ama bu işlerin eski tadı yoktu zira üstümden geçen koca tankın bıraktığı izler hala suratıma dikkatli bakınca görülüyordu. O yüzden zorlamıyordum.

E zorlamazsan işte böyle karşında fön makinesi, evden getirdiğin halının üstünde sırtında defolu battaniyeyle hayatı sorgularsın..

Bi’ süre daha kendi hikayemle kafanızı şişirmeyi düşünüyorum. Şimdilik kalın sağlıcakla.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir